Selülit Nedir? Selülit Görünümünü Azaltmaya Yardımcı Öneriler


Selülit Nedir? Selülit Görünümünü Azaltmaya Yardımcı Öneriler

Selülit görünümüne elveda deyin! Nivea’nın zengin içerikli ürünleri ile pürüzsüz bir cilt görünümüne sahip olabilirsiniz.

Selülit Nedir? Selülit Görünümünü Azaltmaya Yardımcı Öneriler

Selülit görünümüne elveda deyin! Nivea’nın zengin içerikli ürünleri ile pürüzsüz bir cilt görünümüne sahip olabilirsiniz.

Selülit Nedir?

Selülit ne demek sorusununa kısaca deri altında yer alan yağ dokusunda yaşanan bozukluk olarak yanıt verebiliriz. Daha çok kalça, karın, uyluk, karın ve kol bölgelerinde kendini oluşur ve portakal kabuğu görünümüne benzetilen, dalgalı bir cilt görünümü ortaya çıkarır. Selülitin oluştuğu bölgeler, girintili çıkıntılı bir yüzeye sahiptir. Birçok kişiyi rahatsız eden bu görüntü, vücutta yaşanan metabolik bozuklukların sonuçlarından bir tanesidir. Çeşitli sebeplerle deri altında biriken ve genişleyen yağ hücreleri, septa adı verilen lifli bantların oluşmasını sağlar. Bu lifli bantlar, cilt yüzeyine doğru ilerleyerek portakal kabuğu görüntüsünü oluşturur.

Bir araya gelen yağ hücreleri, genişleyerek deride küçük çıkıntılar oluşturmaya başlar. Bununla birlikte lifli septa dokusu, sıkılaşarak deriyi büzer. Böylece küçük çukurlar ortaya çıkarak deride pürüzlü bir görüntüye sebep olur.

Selülit Neden Olur?

Birçok kişinin hayatında yer edinen selülit, bazı durumlarda can sıkıcı bir hâl alabilir. Bazı kişilerde olumsuz bir beden algısı yaratarak özgüven eksikliğine bile sebep olabilir. Selülitin temel nedeni vücutta aşırı yağ birikimidir. Bununla birlikte pek çok faktör, bu portakal görünümünü oluşturmada etkilidir. Selülitlerin oluşumu sıklıkla;

  • Hormonal bozukluklar
  • Düzensiz beslenme
  • Sigara kullanımı
  • Ani kilo alımı ve kilo kaybı
  • Hareketsiz yaşam
  • Genetik faktörler
  • Yaş ilerlemesine bağlı ortaya çıkar.

Selülit, kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülen bir problemdir. Bunun nedeni kadınlarda görülen hormonal değişikliklerdir. Bununla birlikte erkeklerde de aşırı yağ birikimi olan bölgelerde görülebilir. Bununla birlikte sadece kilolu bireylerde görülen bir cilt kusuru da değildir. İdeal kilosunda olan pek çok insanda da ortaya çıkabilir. Özellikle bacak, basen ve kol bölgesinde oldukça sık görülür.

Kadınlardaki cilt sıkılığı, erkeklere oranla %25 daha azdır. Erkeklerde yağ dokuların daha sıkı tutulması sebebi ile bu sorun daha az gözlenir. Fakat düzensiz beslenme şekilleri ve genetik faktörler, erkeklerde bu sorunun oluşumunu arttıran etkenler arasında yer alır.

 

Kahve Selülit Yapar mı?

Selülit, dünyada birçok kişinin şikâyetçi olduğu doku bozukluklarından bir tanesidir. Bu sorunun oluşumunu destekleyen faktörlerin başında yanlış yeme ve içme alışkanlıkları da bulunur. Bununla birlikte selülit oluşumunu tek bir yiyeceğe ya da içeceğe bağlamak, tek başına yeterli değildir elbette. Buna bağlı olarak kahve tüketiminin selülit oluşumunu doğrudan etkilediğini söylemek hatalı olabilir.

Kafein denince akla gelen içeceklerden ilki ve en önemlisi kahvedir. İçerisinde yer alan zengin kafein ile selülit oluşumunu desteklediğine inanılır. Ancak bunun kesinlikle doğru olduğunu, doğrudan portakal kabuğu görünümünü desteklediğini söyleyemeyiz. Kahvenin içeriği ve doğru miktarda tüketilmemesi, yağ dokusunun artmasını destekleyen kriterler arasında yer alır. Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre yağ, şeker, aroma ve krema içemeyen kahvelerin selülite sebep olmadığı; hatta bu problemin azalmasına destek olduğu görülmüştür. Buna bağlı olarak özellikle süt tozu ve şeker içeren hazır kahvelerin, bu pürüzlü yapıya neden olma olasılığı daha fazladır demek mümkün.

İçerisinde katkı maddesi bulunan paketli kahveler yerine, sade türk kahvesi ya da taze çekilmiş filtre kahveleri tercih edebilirsiniz. Sağlıklı bir kişinin günde yaklaşık 300 gr civarında kafein tüketmesi tavsiye edilir. Gün içerisinde 1 ya da 2 fincan türk kahvesi içerek bu sınırı koruyabilirsiniz. Doğru ve düzenli miktarlarda tüketildiğinde kahve, vücuttaki yağ yakımını hızlandırarak portakal görünümünü en aza indirir. Her şeyin aşırı tüketimi zararlı olduğu gibi kahvenin de aşırı tüketimi hem selüliti artırır hem de sağlık açısından olumsuz etkilere sebep olur.

Portakal kabuğu görüntüsü ile mücadele ederken kafeine odaklanmak yerine diğer zararlı bileşenlere dikkat etmeniz daha iyi olabilir. Kahve içerisinde yer alan krema, şeker ve kimyasal maddeler, bu görüntüye neden olan başlıca faktörler arasındadır. Bunlardan uzak durduğunuz anda vücudunuzdaki değişimi kolayca fark edebilirsiniz. Aynı zamanda yetersiz su tüketimiyle de bu problemin ortaya çıkması doğru orantılıdır. Günde en az 2 ile 2.5 litre su tüketmek, cildinize ihtiyacı olan nemi sağlamaya ve pürüzsüz bir cilt görünümü elde etmenize destek olacaktır.

Sonuç olarak, sadece kafeinin etkisinden söz edemeyiz. Hatta sadece kahvelerin düzenli miktarda tüketildiği takdirde vücuda birçok fayda sağladığını unutmayalım. Düzenli beslenme, egzersiz ve cilt bakımı rutinleri ile birlikte yeterli miktarda kahve tüketmeye devam edebilir ve pürüzsüz cildinizi koruyabilirsiniz.

 

Selülit Dereceleri Nelerdir?

Selülit, birçok insanın estetik görünüm bakımından dert ettiği durumlardan bir tanesidir. 3 farklı seviyede meydana gelerek birçok belirti ile kendini gösterir. İnsanların sahip olduğu selülit çeşitleri birbirinden farklıdır. Bu 3 dereceye yakından bakacak olursak:

1. Derece Selülit

Bu tür, başlangıç evresi olarak kabul edilir. Birkaç kilo fazlası olan ya da uzun süredir balık etli olan kişilerde 1. derece sıkça görülür. Dışarıdan bakıldığında çok fazla anlaşılmayan bu tür, genellikle cilt elle sıkıldığında ortaya çıkan girintili çıkıntılı görünüm ile kendini belli eder. Bu yumruların oluşturduğu portakal kabuğu olarak tabir edilen görüntü, dikkatli bakıldığında göze çarpar. 1. derecedeki kişilerde bu portakal kabuğu görüntüsü veren alanlar, elle sıkıldığında kolayca kayar ve oldukça yumuşak bir yapıya sahiptir. Koyu bir muhallebi kıvamı bu seviyedeki sorunları anlatmak için çok da yanlış bir tabir olmaz. Bu durum, genellikle vücudun alt ve üst bölgelerine eşit olarak görülür.

Bu kriterleri görebiliyorsanız vücudunuzun sahip olduğu selülit tipi, yağlı cins olarak adlandırılır. Bu tip selülitlerde tedavi şekli son derece basittir. Herhangi bir sağlık problemi yoksa düzenli yapacağınız diyet ile selülitleri en aza indirebilirsiniz. Dengeli beslenmenin yanı sıra yürüyüş ve spora da önem vermeniz tavsiye edilir. Şekerli yiyeceklerden bir süre uzak durmak, gerekli vitamin ve mineralleri almak gerekir.

Sabahları tahıllı ekmek, yağsız peynir, zeytin ve yumurta ile yapılan zengin bir kahvaltı gün boyu zinde kalmanıza yardımcı olur. Öğle ve akşam yemeğinde protein/sebze dengesini iyi kurmalı; ara öğünlerde sağlıklı atıştırmalıklar tercih etmelisiniz. Düzenli olarak nemlendirilen vücut, sıkılaşma etkisi göstererek selülitlerin azalmasına da yardımcı olur.

2. Derece Selülit

2. derece, dışarıdan bakıldığında biraz daha belli olur. Orta seviye olarak kabul edilir. Özellikle bacak bacak üstüne atıldığında ya da eğildiniz anlarda görülür. Bacaklar kalınlaşır; şişlik ve varis oluşumu başlar. Aynı zamanda deri hassaslaşır ve beyaz bir renge bürünür. 2. derece selülit tipinde çukurlaşmalar görülmeye başlar. Parmak ile bastırdığınızda deri çökerek bir süre öyle kalabilir. Bazı kişilerde regl dönemi öncesi portakal kabuğu görünümü artabilir.

Stres ve hormonal düzensizliklerin tetiklediği bu tip, süzme cins olarak bilinir. Aynı zamanda en sık görülen çeşitlerden bir tanesidir. Yoğun iş hayatı, stresli yaşam koşulları ve hormonlarda yaşanan değişimler, bu tipin oluşmasında etkilidir. Düzenli olarak yapılan masaj ve kremlerle kan dolaşımı arttırılabilir; bu sayede selülit oluşumu en aza indirilebilir. Hormon kontrolü için yapılan testler de bu süreçte oldukça etkilidir. Su tüketimini arttırmak, hafif egzersizler ve bol kıyafet tercihi başta olmak üzere birçok yöntem, olumlu sonuçlar verecektir.

3. Derece Selülit

Yaşın ilerlemesi ile birlikte vücuda yerleşen tipidir. Fazla kilonuz olmasa bile hareketsiz bir yaşamınız varsa muhtemelen 3. derece selülit tipine sahipsiniz. Bu tipte selülitler, oldukça serttir ve bastırdığınızda acı verebilir. Daha çok diz arkası ve baldırlarda yer alır. Uzun süre boyunca görülmeye devam eder ve kolayca yok olmaz. Aynı zamanda regl dönemi dışında da varlığını hep sürdürür. Girintili ve çıkıntılı yapısı ile direkt olarak göze çarpar.

Bu tip şikâyetleriniz mevcut ise lifli cins adı verilen probleme sahipsinizdir. 3. derece portakal kabuğu görüntüsünden kurtulmak için egzersiz yaparak  kasların güçlendirilmesi tavsiye edilir. Aynı zamanda doktor tavsiyesi dahilinde mezoterapi seansı alınabilir. Özel kremlerle yapılan masajlar da portakal kabuğu görüntüsünün azalmasında rol oynayabilir.

SELÜLİT GÖRÜNÜMÜNÜ AZALTMAK İÇİN YARDIMCI NIVEA ÜRÜNLERİ

Selülit En Fazla Hangi Bölgelerde Görülür?

Selülitler kadınlarda ve erkeklerde farklı bölgelerde görülebilir. Kadınlarda en çok basenlerde görülürken, erkeklerde karın bölgesinde yoğunlaşabilir. Bunun yanında uyluk, baldır, kol, üst bacaklar, diz ve bileklerin iç kısımlarında da yer alabilir. Aynı zamanda nadiren de olsa göğüs bölgesinde da ortaya çıkabilir.

Pürüzlü görünüm, yağ birikiminin yoğunluğuna göre değişiklik gösterebilir. Bazı bölgelerde kendini direkt olarak belli ederken bazı bölgelerde elle sıkılarak fark edilir. Selülitin görüldüğü bölgelerdeki belirtiler, her kişide farklı olabilmektedir:

  • Pürüzün oluşmaya başladığı alanlarda kırmızı çizgi görünümü
  • Deride oluşan kızarıklıklar
  • Deri hassasiyeti
  • Deri yüzeyinde sıcaklık hissi
  • Derinin bazı bölgelerinde şişme
  • Yer yer morluklar
  • Dalgalı cilt görünümü
  • Halsizlik belirtileri

Selülit Nasıl Geçer?

Selülitin etkilerini en aza indirmeniz için gereken bilgileri yukarıda belirttik. Bu bilgiler genellikle vücudu içten tedavi etmek ile ilgiliydi. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizle portakal kabuğu görünümünü azaltabileceğiniz gibi dışarıdan da destek alabilirsiniz. Selülit giderici masaj ve kremler, cildin ihtiyaç duyduğu nemi hapsederek bu sorunun önüne geçer. Bu yöntemlerle ilgili detaylı bilgileri merak ediyorsanız okumaya devam edin:

Selülit Masajı

Selülit masajı, vücuttaki kan dolaşımını hızlandırarak kanın daha rahat iletilmesine yardımcı olur. Kalp ve damar rahatsızlığı olan kişiler için önerilmemekle birlikte sağlıklı kişilerde selülit oluşumunu engellemede oldukça etkilidir. Dolaşımı hızlandıran selülit masajı, aynı zamanda vücuttaki toksinlerin atılmasına da yardımcı olur. Masajın etkisi ile yağ birikimleri ayrışmaya başlar. Gevşeyen dokular, zamanla sıkılaşır ve dilediğiniz fit görünümün temellerini oluşturur.

Diz, basen, üst ve alt bacak başta olmak üzere selülitin yoğun olduğu alanlara masaj yapılabilir. Fazla basınç uygulamadan nazikçe yapılan masajlar, selülitin etkilerini en aza indirir. En verimli sonuçları elde etmek için Nivea sıkılaştırıcı vücut yağları ile masaja destek olabilirsiniz. Nivea vücut yağı, cilt problemlerinin yoğun olduğu alanlara nüfuz ederek en etkili masaj deneyimini sunar. Yağ moleküllerinin parçalanmasına destek olarak sizi daha kaliteli ve hızlı sonuçlara götürür. Nivea vücut yağından aldığınız destekle portakal kabuğu görünümünün önüne geçmeniz kolaylaşır.

Selülit Kremi

Selülit kremleri, dışarıdan alınan takviye ürünlerin başında gelir. Düzenli kullanımda portakal kabuğu görünümünü en aza indiren kremler sayesinde fit bir vücuda sahip olabilirsiniz. Bir ürünün en iyi selülit kremi olarak tanımlanması için hızlı ve etkili bir çözüm sunması beklenir. Bu anlamda birçok başarıya imza atmış olan NIVEA selülit kremi, cilt sıkılığını artıran bir içeriğe sahiptir. Hızlı emilen özel formülü sayesinde günlük yoğun tempoya kolayca ayak uydurur. Yaklaşık 3 hafta içerisinde selülit görünümünü en aza indirir. Ürünü ihtiyaç duyduğunuz her an kullanabilir; diri bir cildin temellerini NIVEA selülit kremi ile oluşturabilirsiniz. Portakal kabuğu görüntüsüne engel olarak istediğiniz gibi bir vücuda sahip olmanız için NIVEA, her zaman yanınızdadır.

Egzersiz

Yağ dokusunun bozulması ile birlikte derideki düz yüzey, yerini çukurlaşmalara bırakabilir. Bu durumun önüne geçmek çeşitli egzersizlerle mümkündür. Özellikle kalça ve basenlerdeki yağ moleküllerini çalıştıran birçok egzersiz mevcuttur. Portakal kabuğu görünümü ile mücadelede yararlanabileceğiniz bu egzersizler ile şimdi hep beraber tanışalım:

Kick Back Hareketi (Geriye Tekme)

Selülit oluşumunu azaltmak için yapabileceğiniz egzersizlerden bir tanesi, geriye tekme hareketidir. Arka bacak, kalça ve basenleri çalıştıran bu yöntem, karın bölgesinin sıkılaşmasına da yardımcı olur. Bu egzersiz için öncelikle emekleme pozisyonu alın. Bir bacağınız yerde sabit dururken, diğerini geriye doğru itmeye başlayın. Havadaki bacağınızı tekme atar gibi kaldırıp indirin. Her iki bacak için yapabileceğiniz bu hareket, özellikle alt bölgelerde bulunan selülitleri en aza indirir.

 

Squat

Squat egzersizi, alt bölgede yer alan selülitlerin giderilmesinde büyük rol oynar. Selülite olan etkisi ile birlikte kalçanın şekillenmesini de sağlar. Öncelikle bacaklarınızı omuz hizasında açarak üst bedeni dikleştirin. Bacaklarınızı kırın ve çömelme pozisyonu alın. Tekrar başlangıç noktasına gelerek bu adımları takip edin.

 

Köprü Hareketi

Özellikle baldırdaki selülitleri azaltan egzersiz, karın ve kol kaslarının da çalışmasını sağlar. Aynı zamanda uygulaması oldukça basittir. Sırt üstü yere uzanın ve dizleri bükerek uygun pozisyona geçin. Ayak ve ellerin yere değdiğinden emin olarak kalçanızı yukarı kaldırın. Yaklaşık 3 saniye bekledikten sonra ilk pozisyona geçin. Düzenli şekilde bu hareketi sürdürerek egzersizi tamamlayabilirsiniz.

 

Sağlıklı Beslenme

Selülit, aşırı kilo artışının etkisi ile ortaya çıkan metabolik bozukluklardan bir tanesidir. Bu durum, sağlıklı ve düzenli beslenme ile en aza indirilebilir. Selülit oluşumunu en aza indirmek için her besin grubunu dengeli şekilde tüketmek gerekir. Bu yöntem sağlıklı beslenme alışkanlığını kazanmanıza da yardımcı olur. Öğünlerde tahıl içerikli, tam buğday ve çavdar gibi doğru karbonhidratları tercih etmek önemlidir. Düşük yağlı besinlere yönelimi artırmalı; sebze ve meyve tüketimine öğünlerde daha sık yer vermelisiniz.

Selülit oluşumunu azaltan en önemli unsurlardan biri de su tüketimidir. Su, metabolik faaliyetlerin gerektiği gibi çalışmasına yardımcı olarak yağ hücrelerinin parçalanmasını kolaylaştırır. Her gün, yeterli miktarda su tüketerek selülit görünümünü minimuma indirebilirsiniz.