DÜNYA CİLDİMİZDİR

Dünyaya iyi bakmak, cildimize iyi bakmak demektir. Gezegenimizi etkileyen her şey bizi, sağlığımızı ve cildimizi etkileyecektir. NIVEA olarak insan cildinin doğal dengesine saygı duyduğumuz gibi, doğanın kendisine de saygı duyuyoruz. Bu nedenle her adımımızda sürdürülebilirlik taahhüt ediyoruz. En güvenli, en etkin ve en sürdürülebilir cilt bakımını sağlamak bir yolculuk gibidir. Biz, istikrarlı iyileşmeye inanıyoruz. Bu nedenle, formüllerimizden cilt bakım ürünlerimizin üretimi ve paketlenmesine kadar yaptığımız her şey ile, gerçekten sürdürülebilir cilt bakımı yeniliklerine yönelik adımlar atıyoruz.

Bileşenlerimizi tekrar büyüyen veya kendi kendini yenileyebilen kaynaklardan elde etmek için çabalıyoruz. En sürdürülebilir çözümlere daima açık oluyoruz, bu doğrultuda bazen doğal kaynaklar yerine sentetik bileşenler kullanıyoruz.

Paketleme sürecimizde "azalt, yeniden kullan, geri dönüştür" felsefesini benimsiyoruz. Enerji ve ham madde tüketimimizi ve karbon salımımızı azaltmak için üretim yöntemlerimizi ve paketlerimizi sürekli geliştiriyoruz.

NIVEA cilt bakım ürünlerinin üretimine dahil olan herkese, bize davranılmasını istediğimiz gibi davranılmasını, yani saygı duyulmasını ve değer verilmesini sağlıyoruz.

Siz de bu yolculuğa katılın ve NIVEA'nın, hem cildimizi hem doğamızı koruyan cilt bakım ürünlerini üretmek için, dünyamızla nasıl sürekli ve özenli bir etkileşim kurmaya çalıştığını keşfedin.


TEDARİK

SÜREKLİLİK İLK ADIMDAN BAŞLAR

İyi şeyler, mümkün olan en iyi kaynaklardan gelir. Bu nedenle NIVEA ürünlerinde kullanılan her şeyin güvenli ve sağlıklı olduğundan emin oluyoruz ve mümkünse sürdürülebilir yollarla tedarik edilen hammaddeler kullanmaya çalışıyoruz. Araştırma ekiplerimiz, çevre üzerindeki zararlı etkilerimizi olabildiğince azaltmak amacıyla yeni ve daha iyi bileşenler ile alternatif kaynaklar bulmak için çalışıyor.

SORUMLULUK BİLİNCİYLE TEDARİK

NIVEA tedarikçilerinin büyük çoğunluğu tedarikçi iş etiği kurallarımızda yer alan sosyal ve çevresel gereklilikleri yerine getiriyor ve biz, tedarikçilerimizin bizim yüksek standartlarımıza erişebilmesi için onlara aktif olarak destek oluyoruz.

Gezegenimizin biyoçeşitliliğini ve iklimimizi korumak için, ormanların yok edilmesine karşı yürütülen mücadelede yer alıyoruz. İklim değişikliğinin en büyük nedenlerinden biri ormansızlaşmadır. Ormanların olmaması, birçok canlı türünün yaşam alanının ve Dünya'nın "yeşil akciğerlerinin" olmaması anlamına gelir. Ormansızlaştırmayla mücadele kapsamında, Orman Yönetim Konseyi (FSC) sertifikalı kağıtları kullanıyor, 2020 itibariyle yalnızca FSC sertifikalı veya geri dönüştürülmüş kağıtları kullanmayı hedefliyoruz.

Ürünlerimizin cildimize olduğu kadar gezegenimize de hassas davrandığından emin olmak için tüm bunları aktif olarak teşvik ediyoruz.

SÜRDÜRÜLEBİLİR PALMİYE YAĞI TEDARİKİ

NIVEA ürünlerindeki bazı bileşenler palmiye çekirdeği yağından üretilmektedir. Aslında kozmetik ürünlerinin yüzde 70'inde palmiye yağı türevleri kullanılmaktadır. Palmiye yağıyla ilgili sorun, yağ üretiminde kullanılan palmiyelerin ekimi için genellikle geniş yağmur ormanı alanlarının yok edilmesidir. Biz, palmiye yağının sürdürülebilir bir şekilde, ormansızlaştırmaya neden olmayacak biçimde tedarik edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak palmiye yağını başka bir bitki bazlı yağ ile değiştirmek pek de iyi bir seçenek değildir çünkü palmiye yağı hasat açısından yüksek verimlidir. Bu açıdan daha az verimli bir bitki yağının alternatif olarak kullanılması, bu bitkinin ekiminde daha geniş araziler gerekeceği için daha az sürdürülebilir olacaktır.

Bunun yerine, tedarik zincirimizde bulunan tüm ortaklarımızla birlikte sürdürülebilir biçimde üretilmiş palmiye yağına geçişi destekliyoruz. Beiersdorf şirketi, Sürdürülebilir Palmiye Yağı Oluşumu'na (RSPO) ve Sürdürülebilir Palmiye Yağı Forumu'na (FONAP) üyedir.

Oluşturduğumuz "Palmiye Sürdürülebilirlik Yol Haritası" rehberliğinde, dünya çapında yalnızca onaylanmış sürdürülebilir palmiye çekirdeği yağı tedarik etme yolculuğumuza devam ediyoruz. Bu yolculuğumuzda FONAP'ın daha sürdürülebilir palmiye çekirdeği yağı için genişletilmiş belgelendirme kriterlerini destekliyoruz. Daha düşük sera gazı emisyon hedeflerinin belirlenmesi ve turbalıklarda ve karbon açısından zengin diğer arazilerde palmiye ekiminin yasaklanması, bu kriterlere örnek olarak verilebilir.

2020 yılı itibariyle, palmiye (çekirdeği) yağı bazlı tüm Beiersdorf hammaddelerini sürdürülebilir kaynaklardan tedarik etmeyi amaçlıyoruz. 2018 itibariyle, palmiye yağı bazlı hammadde hacmimizin yüzde 63'ünü onaylı sürdürülebilir hammaddeler oluşturuyor (RSPO "Kütle Dengesi" standardı). 2020 yılında tam dönüşüm hedefimize erişinceye dek, tedariklerimizin kalan kısmını sürdürülebilirlik sertifikalarıyla dengelemeye devam edeceğiz (RSPO "Book and Claim" modeli).

EN SÜRDÜRÜLEBİLİR KAYNAKLARI SEÇMEK

Söz konusu ister yenilenebilir, ister doğal, isterse sentetik içerikler olsun, NIVEA olarak bileşenlerimizi tedarik ederken öncelikli kriterlerimiz güvenlik, kalite ve sürdürülebilirliktir.

Genelde, cildin naturel işlevini destekleyen doğal ve doğal türevi bileşenleri kullanmayı tercih ederiz. Doğal ve doğal türevi bileşenlerin bir diğer güzel özelliği de yenilenebilir olmalarıdır. NIVEA ürünlerinde kullandığımız hammaddelerin çoğu bol miktarda bulunmakta ve kendi kendini yenilemektedir. Her yıl hasat veren tarlalardan tedarik ettiğimiz ve dudak balsamı ürünlerimizde kullandığımız kolza yağı ve ayçiçeği parafini bu hammaddelere örnektir. Kaynaklarımızı korumak adına, doğal ve doğal türevi bileşenlerimizin sürdürülebilir biçimde tedarik edilmesini sağlamak için çabalıyoruz.

Bütünsel açıdan bakıldığında sentetik bileşenler hem cildimiz hem de gezegenimiz için avantajlı bir seçenek olabilir. Sentetik bileşenler genelde daha saftır ve kalite konusunda daha istikrarlıdır. Ayrıca, laboratuvarda üretilen bileşenler için bitki yetiştirmek ve ekim alanlarını sulamak gerekmez. Bunun yerine söz konusu alanlar ve su, yiyecek yetiştirmek için kullanılabilir. Bu durum, sentetik bileşenlerin bazen daha kaynak dostu bir seçenek olmasını sağlar.

Gördüğünüz gibi biz NIVEA olarak bileşenlerimizi titizlikle seçerken daha geniş bir açıdan bakıyoruz. En büyük önceliği ise her zaman cildinizin sağlığı ve güvenliğine veriyoruz.

"DOĞAL" VE "DOĞAL TÜREVİ" ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Esansiyel yağlar gibi doğal ürünler doğrudan doğal hammaddelerden üretilir. Doğal ürünler, kimyasal değiştirme amacı olmadan, fiziksel yöntemler (damıtma gibi) veya geleneksel yöntemlerin (çözücü kullanarak ayrıştırma gibi) de dahil olduğu diğer hazırlama yöntemleri kullanılarak bu maddelerden elde edilir.

Yağ alkolü gibi doğal türevi bileşenlerde ise hammaddeler (mesela hindistan cevizi yağı), formüllerimizde kullanılmadan önce bazı işlemlerden geçer. Doğal türevi bileşenler belirli kimyasal ve/veya biyolojik işlemler sonucunda elde edilir.


ÜRETİM

İYİ ŞEYLER YAPMANIN İYİ BİR YOLU

Cildiniz için en iyi formülleri geliştirmek için çok çaba harcıyoruz. Güvenli, cildimizin doğal işlevini destekleyen içerikler tedarik ediyor ve doğa dostu bileşenlerin payını gittikçe daha da artırıyoruz.

Gezegenimizi ve toplumumuzu koruma taahhüdümüz, doğal olarak NIVEA cilt bakım ürünlerinin üretim aşamasına da yansıyor. Karbon ayak izimizi azaltmaya, enerjiden tasarruf etmeye ve NIVEA ürünlerinin üretimine dahil olan herkese iyi iş koşulları sağlamaya çabalıyoruz.

İŞ ETİĞİ

NIVEA ürünleri, ortak bir çabanın sonucunda üretiliyor ve biz kendimizi, bu sürece dahil olan herkesten sorumlu hissediyoruz. Tedarikçilere Yönelik İş Etiği Kurallarımız, bağlı kaldığımız yüksek standartları tedarikçilerimiz ve alt yüklenicilerimiz için de bağlayıcı kılıyor. İnsan haklarını korumakta kararlıyız ve operasyonlarımızda ve tedarik zincirimizde zorla çalıştırma, çocuk işçiliği, yolsuzluk ve ayrımcılığa müsamaha göstermiyoruz. Ancak tedarikçilerimizden yalnızca bunları istemekle kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilir tedarik zinciri kurmaları için onlara yardım ediyoruz. NIVEA olarak, başkalarının gezegenimizi korumasına yardım etmeyi, ortak bir iyileştirici etki yaratma fırsatı olarak görüyoruz.

ENERJİ TÜKETİMİ TAAHHÜDÜMÜZ

Karbon ayak izimizi azaltmakta kararlıyız ve kendimize iddialı enerji hedefleri belirledik. 2025 itibariyle enerji kaynaklı karbon ayak izimizi 2014 yılına kıyasla yüzde 70 oranında azaltmayı amaçlıyoruz. Bu hedefimiz tüm NIVEA ürünleri için geçerli! Enerjiyi hala geleneksel kaynaklardan tedarik eden tüm üretim tesislerimizin enerji altyapılarını gözden geçirmeye başladık. 2018 sonu itibariyle halihazırda yüzde 59'luk bir azalma sağladık. Meksika ve Nijerya'daki tesislerimiz hariç, Almanya ve İspanya'daki büyük üretim tesislerimiz dahil olmak üzere tüm tesislerimizde yenilenebilir enerji kullanımına geçtik. 2020 itibarıyla NIVEA ürünleri üretilen her yerde yalnızca yenilenebilir enerji kullanarak sera gazı salım oranımızı önemli miktarda azaltmayı amaçlıyoruz.


ATIK AZALTIMI

ATIK BİR KAYNAKTIR!

NIVEA olarak daha önce belirlediğimiz "atık sahalarına sıfır atık" hedefimize ulaştık bile! Mevcut üretim tesislerimizin hiçbiri, atık sahalarına atık göndermiyor. Bunun yerine tüm atıklar geri dönüştürülüyor veya ısı ve elektrik üretimi için yakılıyor. Yani üretimimizden kaynaklanan atıklar doğada birikmiyor. Atık, atılacak bir şey olmaktan çıkıp yeni bir malzemeye ya da enerji kaynağına dönüştürülüyor.

ATIK AZALTIMI KAYNAK TASARRUFU DEMEKTİR

Atık sahalarına atık göndermemek hikayenin yalnızca bir yönü. Toplamda daha az atık, daha az kirlilik ve değerli kaynakların daha az kullanımı demektir. İşte bu yüzden mümkün oldukça, planlama ve üretim süreçlerimizi atıktan kaçınmak yönünde iyileştirmeye devam ediyoruz. Bu durumun en basit örneği, çok sevilen NIVEA kutusudur. Önceden, kutularımızın kenarlarını, kapaklarını ve altlarını üretmek için geniş, dikdörtgen şeklindeki alüminyum levhalar tedarik ederdik. 2017 yılının sonlarına doğru, bu süreçte bir değişikliğe gittik ve önceden kesilmiş alüminyum parçalar kullanmaya başladık. Böylelikle levha başına 54 gram, yılda 14 ton alüminyum atık tasarrufu sağlıyoruz. Nakliyesi yapılacak ve geri dönüştürülecek daha az madde olması, aynı zamanda ulaştırma için daha az yakıt harcanması ve daha az karbondioksit salımı anlamına geliyor.


PAKETLEME

SÜRDÜRÜLEBİLİR PAKETLEME FELSEFEMİZ

Her NIVEA ürününde ilk gördüğünüz şey olan paketler de dahil, ürünlerimizin her yönüyle sürdürülebilir olmasını istiyoruz. Çevre dostu paketleme, 2009 yılından beri gündemimizde. "Önle, azalt, yeniden kullan ve geri dönüştür" ilkemiz doğrultusunda bir yandan NIVEA ürünlerinizi ilk günkü gibi koruyan paketler kullanırken, diğer yandan çevreye zararlı etkilerimizi giderek azaltıyoruz.

AZI KARAR, ÇOĞU ZARAR

Paketleme sürecinde daha az malzeme kullanmak değerli kaynakların korunmasına ve atıktan kaçınılmasına yardımcı olur. Bu durumun en basit örneği, el kremlerimizdir. 2016 yılında hafif tüp kapakları kullanmaya başladık ve yalnızca ilk yılda yaklaşık 50 ton polipropilen tasarrufu sağladık. Henüz 2013 yılında, NIVEA Creme Soft duş kremi veya sıvı sabunu için yedek paketler ürettik. Yeni bir şişe almak yerine NIVEA Creme Soft duş kremi şişenizi bu paketlerle doldurarak yüzde 75 atık tasarrufu sağlayabilirsiniz!

GERİ DÖNÜŞÜM: BİR DAHA, TEKRAR

Paketleme sürecimizde geri dönüştürülmüş malzeme kullanımını artırarak döngüsel bir ekonomi oluşturmak için çalışıyoruz. Böylelikle NIVEA, Beiersdorf'un 2025 yılına kadar ulaşmayı amaçladığı Avrupa'daki plastik paketlerde yüzde 25 geri dönüştürülmüş malzeme kullanma hedefine katkıda bulunuyor. Halihazırda, NIVEA paketlerinin kayda değer bir kısmı geri dönüştürülebiliyor. Beiersdorf'un 2025 hedefi doğrultusunda, 2025 itibariyle tamamen geri dönüştürülebilir, çözünebilir veya yeniden kullanılabilir paketler kullanmayı amaçlıyoruz.


KULLANIM SONRASI

OKYANUSLARA SAYGI

Ürünlerimizin çevresel etkilerini en aza indirmek için olası sorunlarla vakit kaybetmeden ve etkin biçimde mücadele ediyoruz. Örneğin mikroplastikler: Henüz 2013 yılında polietilenden üretilen plastik peeling parçacıklarını ürünlerimizden çıkarmaya karar verdik. Bu kararın iki yıl sonrasında hiçbir formülümüz mikroboncuk içermiyordu. Ancak bununla da kalmadık. En geç 2020 itibariyle Birleşmiş Milletler Çevre Programı kapsamında duş jeli ve şampuan gibi durulanan ürünlerimizin tümünden her türlü mikroplastiği çıkarmayı amaçlıyoruz. Bu amaç doğrultusunda, katı ve suda çözünmeyen sentetik polimerler halindeki opaklaştırıcıları durulanan ürünlerimizden çıkardık.

Şimdi sırada naylon var: 2020 sonu itibariyle durulanmayan formüllerimizin tümünden naylonu çıkarmayı amaçlıyoruz.

Avrupa'daki hiçbir güneş koruyucu ürünümüz, mercan resiflerine ciddi zararları olduğu düşünülen kimyasal UV filtreleri oksibenzon ve oktinoksat içermiyor. Bu bağlamda Avrupa'daki ürünlerimiz, Hawaii'de 2018 yılında yürürlüğe giren ve söz konusu bileşenlerin güneş koruyucularında kullanılmasını yasaklayan Hawaii yasasına uyum sağlıyor. Sürdürülebilirliğe ilişkin son gelişmelerden haberdar olmak için sürekli en yeni bilimsel bulguları takip ediyor, bu bulguları ürünlerimizde kullandığımız bileşenlenler doğrultusunda inceliyor ve gerekli olduğunda harekete geçmek için hazırda bekliyoruz.

MİKROPLASTİKLER

Mikroplastikler konusundaki tartışmalar birçok anlaşmazlığa yol açmaktadır ve genelde karmaşıktır çünkü günümüzde hala "mikroplastik" ifadesi için uluslararası bağlayıcılığı olan bir tanım bulunmamaktadır. Biz katı, suda çözünmeyen, beş milimetre çapında veya daha küçük ve biyo-çözünür olmayan plastik parçacıklarını mikroplastikler olarak ele alıyoruz. Bunu yaparken, Birlemiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) doğrulanmış tanımını temel alıyor ve yaygın kabul edilen bilimsel görüşe bağlı kalıyoruz.

Sentetik tekstil ürünlerinin okyanuslarımızdaki mikroplastiğin temel kaynaklarından biri olduğunu biliyor muydunuz? Buna karşılık kişisel bakım ürünleri, okyanuslardaki mikroplastiğin yalnızca yüzde ikisinin kaynağı. Yine de NIVEA ve Beiersdorf bu doğrultuda acilen harekete geçilmesi gerektiğinin erkenden farkına vardı. Bu nedenle mikroboncukları tüm formüllerimizden çıkardık ve yeni, çevre dostu alternatifler aramaya devam ediyoruz.

Önceleri, cilt dostu bir peeling etkisi için durulanan vücut temizleme ürünlerimizde (peeling ve duş jelleri gibi) polietilenden üretilen küçük, katı plastik parçacıklarını, yani mikroboncukları kullanıyorduk. 2013 yılında NIVEA olarak polietilen peeling parçacıkları yerine çevre dostu alternatifler kullanmaya karar verdik. 2015 yılından beri hiçbir ürünümüz mikroboncuk içermiyor. Bunun yerine selüloz, silikon dioksit ve Hint yağı kullanıyoruz. Selüloz, bitki liflerinde de bulunan, doğada çözünebilir organik bir maddedir.

Silikon dioksidin kimyasal yapısı kuvars kumuna benzer. Hint yağı ise sert, mumsu bir yapısı olan, doğal ve doğada çözünebilir bir ham maddedir. Ürünlerimizden mikroboncukları çıkarmak yalnızca ilk adımdı. Şimdi, bazı ürünlerimizi opaklaştırmak, onlara özel renklerini ve görüntülerini vermek için kullandığımız mikroplastik bazlı bileşenleri ürünlemizden tamamen çıkarmak için çalışıyoruz.

Duş jeli ve şampuan gibi tüm durulanan ürünlerimizin formüllerinin yeniden düzenlemesini küresel çapta 2020 itibariyle tamamlamayı hedefliyoruz. Bununla birlikte, bazı durulanmayan ürünlerimizin dokusunu ve yarattığı hissi iyileştirmek için kullandığımız naylon bileşenlerini de değiştirmeyi amaçlıyoruz. Söz konusu ürünler, yüz kremi gibi ciltte daha uzun süre kalan ürünlerdir. Yüksek önceliğimizin tüm NIVEA ürünlerini küresel çapta mikroplastiklerden arındırmak olduğuna dair hiç şüpheniz olmasın.

ÇÖZÜNMÜŞ VE JELİMSİ SENTETİK POLİMERLER

Kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinde de "sıvı plastik" de denilen çözünmüş ve jelimsi sentetik polimerler bulunabilir. Bazı ülkelerde bu polimerler de mikroplastik tartışmalarına dahil edilmektedir. Ancak yaygın kabul gören bilimsel görüşlere ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı gibi bağımsız kuruluşların tanımlarına göre bu maddeler mikroplastiklerden son derece farklıdır. Araştırmalardaki mevcut verilere göre, çözünmüş ve jelimsi polimerler, plastik kaynaklı küresel su kirliliği sorunun bir parçası değildir. Ancak formüllerimizi sürekli geliştirmek ve sürdürülebilir yeniliğe liderlik etmek istediğimiz için sentetik polimerlerin çevresel etkilerine yönelik araştırmaları destekliyor ve biyopolimer denilen maddeleri giderek daha yüksek oranda kullanıyoruz. Bunu yaparken aynı zamanda, NIVEA ürünlerimizin aynı derecede cilt dostu ve alıştığınız yüksek kalitede olmasını sağlayacağız.