Bileşenler

NÖTRLEŞTİRİCİ MADDELER

Sodyum Hidroksit veya Sitrik Asit gibi nötrleştirici maddeler formüllerimizin pH değerini dengelemek için kullanılır.

TOZLAR

Distarç Fosfat veya Silika gibi tozlar cilt üzerindeki yağı emerek ciltte güzel bir his oluşturmak için kullanılır.

KORUYUCULAR

Koruyucular, mikropların çoğalmasını önler veya geciktirir, böylece güneş koruma ürünlerinin bozulmasını önler.

İTİCİLER

Bütan, İzobütan ve Propan gibi iticiler formülün paketten dışarı kolayca çıkmasına yardım eder.

REOLOJİK DÜZENLEYİCİLER

Mikrokristalin Selüloz veya Ksantan Sakızı gibi reolojik düzenleyiciler, emülsiyonların akışkanlığını düzenlemeye yarar ve losyon ve sprey gibi farklı formül türlerini üretmemizi sağlar.

UV FİLTRELERİ

Güneş koruyucuları, UV filtreleri sayesinde cildi zararlı UV ışınlarından korur. Titanyum dioksit gibi mineral UV filtreleri güneş ışınlarını yansıtırken Metoksidibenzoilmetan ve Fenilbenzimidazol gibi organik UV filtreleri güneş ışınlarını emer.


NE İŞE YARAR?

NE İŞE YARAR?

AKTİF BİLEŞENLER

NIVEA SUN ürünlerinde çeşitli aktif bileşenler kullanılmaktadır. Örneğin pantenol, vücudun kendi üretemediği, cildin yenilenmesini desteklediği bilinen ve cildin nemliliğini artıran bir B vitaminidir.

RENK PİGMENTLERİ

Belirli NIVEA Sun Kids ürünlerinde, güneş korumasının uygulanmasını daha eğlenceli hale getirmek ve çocukların güneş korumasını erken yaşta sevmesini sağlamak için renklendiriciler bulunmaktadır.

YUMUŞATICILAR

Butilen Glikol Dikaprilat / Dikaprat veya Dibutil Adipat gibi yumuşatıcılar cildi yumuşak ve pürüzsüz tutmak için kullanılan yağlar veya yağ türevleridir.

EMÜLGATÖRLER

Tıpkı buzdolabınızdaki sütte olduğu gibi, yağ damlacıklarının su içinde çözünmesini sağlayarak, ciltte güzel bir his bırakan bir ürün sunmak için NIVEA Sun ürünlerinde Sodyum Stearol Glutamat gibi emülgatörler bulunur.

FİLM OLUŞTURUCU MADDELER

Güneş koruyucularının cilt üzerinde kesintisiz bir su geçirmez tabaka oluşturmasını sağlamak için VP/Heksadesen Kopolimer gibi film oluşturucu maddeler kullanılır. Suya ekstra dayanıklı UVA ve UVB koruyucu ürünler için son derece önemli bir özelliktir.

PARFÜM

NIVEA'nın o çok sevilen, sahildeki güzel ve güneşli bir günü hatırlatan ikonik kokusunu oluşturmak için parfüm bileşenleri kullanıyoruz.

NEMLENDİRİCİLER / ÇÖZÜCÜLER

Gliserin gibi nemlendiriciler, nem kaybını geciktirmek için kozmetik ürünlerde kullanılır. Çözücüler, formül içindeki katı maddeleri çözmek için kullanılır.


Önemli

ÖNEMLİ BİLEŞENLER

ALÜMİNYUM KLOROHİDRAT (ACH)

Alüminyum klorohidrat nedir?

Alüminyum klorohidrat (ACH), alüminyum tuzları grubunda bulunan bir maddedir. Antiperspirant ürünlerde aktif bileşen olarak kullanılır. Alüminyum klorohidrat doğal olarak bulunduğu gibi endüstriyel yollarla da üretilebilir.

Alüminyum klorohidrat ne işe yarar?

Deodorantlar ve antiperspirantlar arasında ne fark olduğunu hiç düşündünüz mü? Deodorantlar yalnızca kötü kokuları önlerken antiperspirantlar terlemeyi önler. Antiperspirantlar bunu, koltuk altınızdaki ter bezlerinin daralmasını sağlayan alüminyum klorohidrat sayesinde yapar. Böylelikle daha az terlersiniz, kıyafetlerinizin ıslanmaz ve kötü kokular oluşmaz.

NIVEA alüminyum klorohidratı nasıl kullanıyor?

NIVEA, terlemeye karşı en etkili aktif bileşenlerden biri olan alüminyum klorohidratı antiperspirantlarda kullanıyor. Alüminyum klorohidrat, koltuk altınızın terlemesini önleyerek kendinizi temiz ve güvenli hissetmenizi sağlıyor. Ter önleyici etkisi olmayan "saf" (pure) deodorantlarımız alüminyum klorohidrat içermiyor. Bunun yerine içerdikleri antibakteriyel maddelerle bakterilerin çoğalmasını önleyerek kötü kokuları engelliyor. Alüminyum içermeyen deodorantlar veya alüminyum klorohidrat içeren antiperspirantlar: seçim sizin.

Olası Sorunlar

Alüminyumun Alzheimer gibi sinir hastalıkları ve meme kanseri riskini artırdığına dair endişeler bulunmaktadır. Alzheimer hastalarının beyinlerinde yüksek miktarda alüminyuma rastlanmıştır. Ancak bunun hastalığın bir nedeni mi yoksa sonucu mu olduğu hala net değildir Alüminyum, yer kabuğunda en çok rastlanan üçüncü elementtir. İçme suyunda, meyvelerde, sebzelerde, tahıllarda ve ette doğal olarak bulunur. Günlük beslenmemizde bedenimize alüminyum da alırız. Tükettiğimiz alüminyumun büyük kısmı böbreklerimiz tarafından atılır. Ancak birçok kişi, antiperspirantlardaki alüminyumun cilt tarafından emilerek vücuttaki alüminyum seviyesinin yükselmesine yol açabileceğinden endişe etmektedir. Gönüllü denekler üzerinde gerçekleştirilen iki deneyde alüminyum klorohidratın cilt tarafından emilimi incelenmiştir. İki deney de, vücuda uygulanan alüminyumun yalnızca on binde birinin cilt tarafından emildiğini göstermiştir. Dolayısıyla normal koşullar altında antiperspirant kullanmak güvenli sayılabilir. Dahası, alüminyum klorohidrat terle temas ettiği anda, katı, çözünmeyen, cilt tarafından emilemeyen ve vücuda giremeyen bir madde olan alüminyum hidroksite dönüşür. Antiperspirantı tıraşın hemen ardından vücudunuza uygulasanız bile yüksek miktarda alüminyum emilimi gerçekleşmeyecektir. Ancak çoğu antiperspirant alkol de içerdiği için yanma hissi oluşabilir, bu nedenle antiperspirantı uygulamadan önce biraz beklemeniz tavsiye edilir.

BHT

BHT nedir?

BHT, gıda ve kozmetik ürünlerinde kullanılan bir antioksidandır. Birçok bileşen, havadaki oksijenle tepkimeye girdiğinde bozulur. BHT, bu bileşenlerin oksijenle tepkimeye girmesini önleyerek daha uzun süre taze kalmalarını sağlar.

BHT ne işe yarar?

Neredeyse her canlı oksijene ihtiyaç duyar. Ancak oksijen ayrıca güçlü bir reaktiftir ve birçok maddenin oksitlenmesine yol açar. Örneğin pas, demirin oksitlenmesinin bir sonucudur. Sıvı ve katı yağlar oksitlendiğinde bozulur. İşte bu noktada BHT devreye girer. Sadece az miktarda BHT (çok kullanılmasa da, bir diğer adıyla butil hidroksi toluen) oksitlenmeyi önler. Ürünleri taze kalmasını ve kullanım ömürlerini uzamasını sağlamak için gıda, ilaç ve kozmetik sektörlerinde kullanılır.

NIVEA BHT'yi nasıl kullanıyor?

Değerlerimiz doğrultusunda, yalnızca gerekli bileşenleri, sorumlu ve sınırlı biçimde kullanıyoruz. NIVEA olarak ürünlerimizin yüzde 10'unun azında BHT kullanıyoruz. Kullandığımızda ise çok düşük oranda, hatta çoğu gıda ürünündekinden çok daha az miktarda BHT kullanıyoruz. BHT, bazı krem ve losyonlarımızın, dudak bakımı ürünlerimizin, tıraş jellerimizin ve duş yağlarımızın kullanım ömürlerini uzatıyor. Antioksidan olmadığı takdirde doğal yağlar ve diğer bileşenler bozulur, etkilerini yitirir ve kötü kokmaya başlar. Diğer kokulu ürünlerde eser miktarda BHT'ye rastlanabilir. Bunun nedeni, kokulu yağları tedarik eden parfüm üreticilerinin bu yağları oksitlenmeden korumak ve onların hoş görünmesini sağlamak için BHT kullanmasıdır.

Olası Sorunlar

Bazı insanlar BHT'nin cilt tarafından emilip hormon sistemini olumsuz etkileyebileceğini iddia ediyor. Bunu yapan maddelere "endokrin bozucular" denir. BHT'nin endokrin üzerinde etkisi olduğuna dair çalışmalar bulunmaktadır ancak söz konusu çalışmalar gerçeği pek de yansıtmamaktadır. Bu çalışmalarda denekler kısa süreliğine çok yüksek dozda BHT'ye maruz bırakılmıştır. NIVEA ürünlerindeki BHT miktarı ise çok çok azdır. Bugüne dek yapılan araştırmalarda, kozmetik ürünlerinin ve bu ürün bileşenlerinin insan vücudu veya hormon dengesi üzerinde zararlı etkileri olduğuna dair bulgulara rastlanmamıştır. Aslında soya gibi doğal gıdalar daha yüksek endokrin aktivitesine sahiptir! BHT, yalnızca kozmetik ürünleriyle sınırlı olmamak üzere, uzun süredir güvenle kullanılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü derinlemesine bir inceleme yürütmüş ve BHT'nin gıdalarda kullanım için uygun olduğunu bulmuştur. Yani BHT'yi yemek bile güvenli! Dahası, kozmetik ürünlerindeki BHT miktarı gıdalardaki BHT miktarına kıyasla oldukça düşüktür. Dünya genelinde kozmetik ürünlerinde yıllardır kullanılan BHT'nin güvenli ve oldukça tolere edilebilir olduğu kanıtlanmıştır. Alerjilere yol açabileceğine dair bir bulguya da rastlanmamıştır. Peki BHT gezegenimize zarar veriyor mu? Hayır, Avustralya Ulusal Endüstriyel Kimyasallar Bildirim ve Değerlendirme Programı'nın (NICNAS) yürüttüğü bir araştırmaya göre, BHT gezegenimize zarar vermiyor. Araştırma sonucunda BHT'nin doğa için ciddi bir risk oluşturmadığı belirlenmiştir.


PARFÜM

Parfüm nedir?

Kozmetik ürünlerinin ilk fark ettiğiniz özelliklerinden biri eşsiz kokularıdır. Parfümler, cilt bakım ürünlerine ve diğer ürünlere o hoş, kendilerine has kokularını verir. Parfümler çeşitli madde ve kokuların bir araya gelmesiyle oluşur. Bir parfümde ortalama 30 ile 50 arasında koku bileşeni bulunur. Parfüm bileşenleri, bir başlarına da kullanılabilen ancak genelde belirli bir parfüm elde etmek için diğer bileşenlerle karıştırılan doğal veya sentetik kokulardır. Esansiyel yağlar gibi doğal koku bileşimleri bitkilerden ve/veya diğer doğal kaynaklardan elde edilirken, sentetik koku bileşimleri laboratuvarda üretilir. Ancak parfümler genellikle doğal ve sentetik bileşenlerin karıştırılmasıyla oluşturulur.

Parfümler ne işe yarar?

Araştırmalar parfümlerin bizi mutlu ettiğini ve zihnimize olumlu etkileri olduğunu gösteriyor. Örneğin, karıştırma oranına bağlı olarak dinlendirici veya canlandırıcı etkileri olabiliyor. Parfümler, diğer birçok ürünle beraber kozmetik ürünlerinin de güzel ve özel kokmasını sağlıyor. Hoş bir koku yayıyor, etkili fakat kötü kokan bileşenlerin kokusunu maskeliyor, ürün deneyimini iyileştiriyor ve özgünlüğümüzü yansıtma fırsatı sunuyor.

NIVEA parfümleri nasıl kullanıyor?

NIVEA çoğu ürününde parfüm kullanmaktadır. Parfümlerimizi oluşturmak için doğal ve sentetik bileşenleri özenle karıştırıyoruz. Ürünlerimize gereksiz hiçbir şeyi koymama ilkemiz doğrultusunda parfüm bileşenlerini son derece kısıtlı biçimde kullanıyoruz. Kullandığımız tüm parfüm bileşenlerinin güvenirliğinden emin olmak için, belirli koku bileşenlerinin azami miktarlarının belirten ve tüm kokuların güvenirliğini ve kalitesini sağlamak için mevcut yasal gerekliliklerin ötesinde bağlayıcı gereklilikler getiren özel bir liste hazırladık. Parfümlere yönelik bahsi geçen kısıtlayıcı liste tüm parfüm tedarikçilerimiz için de geçerlidir.

Olası Sorunlar

Tüm karışımlar gibi parfümler de birçok farklı bileşen içerdiği için ciltte hassasiyete yol açabiliyor. Bu bileşenlerin doğal, doğal türevi veya sentetik olması bu bağlamda pek fazla önem arz etmiyor. Ancak bu, hassas cilde sahip kişilerin parfüm içeren NIVEA ürünlerini kullanmaması gerektiği anlamına gelmiyor. Sadece, hiçbir alerji riski taşımayan kokuları kullanıyor ve ürünlerimizdeki parfümleri titizlikle takip ediyoruz. Parfümlerimiz de dahil olmak üzere, kullandığımız her bileşenin, cilt toleransı konusundaki sıkı kriterlerimizi karşılaması gerekiyor. Parfümler çoğu kişi için tolere edilebilir olsa da nüfusun yüzde bir veya ikilik bir kısmının bazı parfüm bileşenlerine alerjisi olduğu tahmin ediliyor. Bu alerjiler hem sentetik hem de doğal bileşenlerde gözleniyor. Avrupa Birliği Kozmetik Yönetmeliği'nde, alerjik reaksiyonlara yol açabilen 26 bileşene yer verilmiştir. Kozmetik ürünlerde bu maddelerden belirli bir miktardan fazlası bulunuyorsa, bunun paket üzerinde belirtilmesi gerekiyor. Böylelikle hassasiyet gösterebileceğiniz bileşenlerden kaçınmanız sağlanıyor. Alerji belirtileri görülmesi halinde alerji testi yaptırmak için doktorunuza danışınız. Böylece alerjiniz olan kokuları belirleyebilirsiniz ve tüm parfüm ieçrikli ürünleri kullanmaktan kaçınmanıza gerek kalmaz.

UV KORUMASI

NIVEA ürünleri cildinizi güneşin zararlı etkilerinden nasıl koruyor?

Güneş ışınları sağlığımız için genellikle faydalıdır. Güneş ışınları mutluluk hormonu olan serotonin üretimini tetikler, yani güneş bizi mutlu eder. Güneş ışınları tenimize ışıltı verir ve cildin D vitamini üretimini tetikler. D vitamini ise, özellikle kemik sağlamlığı ve sağlığımız açısından fazlasıyla önem taşıyor. Ancak güneş ışınlarındaki UVA ve UVB ışınları, cildimizde zararlı etkilere de neden olabilir. UVB ışınları cildimizin üst tabakasına işler ve acılı güneş yanıklarına neden olur. Yüksek enerji düzeylerinden dolayı UVB ışınları doğrudan DNA'ya zarar verebilir ve en kötü senaryoda, cilt kanserine yol açabilir. UVA ışınları ise cildin daha derinine işler. Acı vermedikleri için genelde onların farkına varmayız ancak bu ışınlar hücrelere ve DNA'ya zarar verebilecek ve cilt kanserine yol açabilecek serbest radikaller oluşturur. UVA ışınlarından kaynaklı serbest radikal oluşumu alerjilere ve cilt yaşlanmasına yol açabilir. Kırışıklıkların yüzde 80'i UVA ışınları yüzünden oluşur!

Bu nedenle güneş ışığından makul ölçüde faydalanmalı ve güneşten uygun biçimde korunmalıyız. Güneşten korunmanın en yaygın yollarından biri güneşten koruyucu ürünler sürmektir. Araştırma ve geliştirme birimlerinin yenilikçi gücü sayesinde NIVEA, güneş koruyucu ürünlerinin öncülerinden olmuştur. İlk NIVEA güneş koruyucu ürünü 1936 yılında piyasaya sürülmüştür! Bugün ise NIVEA dünyanın bir numaralı güneş bakım markasıdır.*

NIVEA güneş koruyucu ürünlerimiz, cildinizi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korumak için gerekli olan UV filtrelerini içermektedir. Genelde, iki farklı UV filtresi türü vardır: Kimyasal da denilen organik UV filtreleri UV ışınlarını emer ve enerjiyi ısıya dönüştürür. Organik UV filtreleri kolay uygulanabilme ve şeffaflık gibi avantajlar sunar. Doğal filtrelere ek olarak mineral, başka bir deyişle fiziksel UV filtreleri bulunmaktadır. Mineral filtreler, güneş koruyucusunu cildinize sürdüğünüzde bir kalkan oluşturan küçük parçacıklar içerir. Bu kalkan UV ışınlarını yansıttığı için ışınlar cildinize zarar vermez. Ancak sadece inorganik UV filtresi içeren ürünleri cilde sürmek, yalnızca organik veya hem organik hem inorganik filtreleri içeren ürünleri sürmeye kıyasla daha zordur. Yalnızca inorganik UV filtresi içeren güneş koruyucuları geride mat ve beyazımsı bir tabaka bırakır. Bu tabakanın kalınlığı güneş koruma faktörüne göre değişiklik gösterir. Her kullanımda güvenilir güneş koruması ve iyi bir ürün deneyimi sağlamak adına NIVEA güneş koruyucu ürünleri ya sadece organik ya da hem organik hem de inorganik UV filtreleri içerir.

*Kaynak: Euromonitor International Limited; Güneş Koruması, Güneş Sonrası ve Güneşsiz Bronzlaştırıcı ürünleri de dahil, Güneş Bakım kategorisinde NIVEA; perakende değerler, 2018 verileri.

Güneş koruyucuları ve mercan resifleri

NIVEA, en zengin deniz ekosistemlerinden biri olan mercan resifleri de dahil olmak üzere çevreye zararlı etkileri azaltmakta kararlıdır. Tüm okyanus canlılarının yaklaşık yüzde 25'inin yaşamı resiflere bağlıdır. Mercan resiflerinin çeşitli nedenlerden dolayı tehlike altında olduğu bilinen bir gerçektir. Resiflerin azalmasına neden olan etmenler karmaşık ve çeşitlidir. Resiflerin azalmasındaki iki temel nedenin küresel iklim değişikliğine bağlı sıcaklık dalgalanmaları ve aşırı hava koşulları olduğu düşünülmektedir. Kıyı gelişiminin ve tarımın yol açtığı kara kaynaklı kirlilikler, sürdürülebilir olmayan balıkçılık uygulamaları ve resiflere zarar veren istilacı türlerin sayısındaki artış gibi yerel faktörler de resiflerdeki azalmanın temel nedenleri arasındadır. Mercan resiflerinin laboratuvar ortamında incelendiği yakın zamanlı bir çalışma sonucunda, başta oksibenzon (benzofenon-3) ve oktinoksat (etilheksil metoksisinamat) gibi bazı UV filtrelerinin mercan ağarmasını hızlandırdığı düşünülmektedir. 2021 itibariyle söz konusu kimyasal UV filtrelerini içeren güneş koruma ürünleri Hawaii'de yasaklanacak.

Güneş koruma ürünlerimiz için belirlediğimiz yüksek strandartlara uymaması nedeniyle, Avrupa'daki NIVEA güneş koruma ürünlerimizde hiçbir zaman oksibenzon kullanmadık. Oktinoksatı ise, Avrupa'daki tüm güneş koruma ürünlerimizden daha 2016 yılında çıkardık. Bu durum, NIVEA güneş koruma ürünleri 2018 yılında yürürlüğe giren Hawaii Resif Yasası'na halihazırda uyum sağladığı anlamına gelmektedir.

NIVEA olarak ürünlerimizde yalnızca, ilgili düzenli kuruluşların tüketiciler ve çevre için güvenli kabul ettiği UV filtrelerini kullanıyoruz. Portföyümüzdeki bileşenleri, olası çevresel etkileri açısından değerlendiriyoruz. Yeni bileşenlerin yüksek standartlarımıza uyum sağlaması gerekiyor ve ürünlerimize dair mevcut bilimsel veriler ve bu doğrultudaki çevresel risk değerlendirmeleri bu bileşenlerin çevreye zararlı olduğuna işaret ederse onları kullanmıyoruz. Ancak UV filtrelerine ve bunların çevresel etkilerine yönelik araştırmalar henüz erken safhada ve genel olarak laboratuvarlarda yürütülüyor. Dolayısıyla UV filtrelerinin mercan resiflerini ve geniş deniz ortamını gerçek şartlar altında ne denli etkilediğine dair bilimsel bir veri bulunmamaktadır.

Çağa ayak uydurmak istiyor ve daha sürdürülebilir yeniliklere başarıyla ulaşmak için en son bulgular ışığında çalışıyoruz. Bu nedenle, NIVEA güneş koruma ürünlerimizin doğayla uyumunu sağlamak ve güçlendirmek amacıyla bilim insanlarıyla, sürdürülebilirlik uzmanlarıyla ve tedarikçilerimizle aktif olarak fikir alışverişinde bulunuyoruz.


TİTANYUM DİOKSİT NANO PİGMENTLERİ (MİNERAL UV FİLTRESİ)

Titanyum dioksit nano pigmentleri nedir?

Titanyum dioksit, güneş koruma ürünlerinde, gıda boyasında ve diğer alanlarda kullanılan mineral bazlı beyaz bir maddedir. Bu maddedeki nano pigmentler, kum tanesinin milyonda biri büyüklüğündeki minik parçacıklardır. Titanyum dioksit nano pigmentleri kozmetik ürünlerinde mineral (veya fiziksel) UV filtreleri olarak kullanılır. Nano pigmentler cilde sürüldüğünde UV ışınlarını yansıtıp dağıtarak cildi güneş yanmasına, erken yaşlanmaya ve cilt kanserine karşı korur.

Titanyum dioksit nano pigmentleri ne işe yarar?

Bir zırh tabakasının vücudunuzu kapladığını ve cildinizi UV ışınlarından koruduğunu düşünün. Şimdi ise bu zırhın cildinizde pürüzsüz ve beyaz bir tabaka oluştururken tek başına gözle görülemeyecek kadar küçük sayısız kalkandan oluştuğunu düşünün. İşte titanyum dioksit nano pigmentleri bu şekilde çalışıyor. UV ışınlarının cildinize ve cilt hücrelerinizin DNA'sına zarar vermesine izin vermeden, parıldayan bir zırh gibi onları yansıtıyor. Mineral bir UV filtresi gibi davranarak cildinizi güneş yanması gibi ani ve cilt kanseri gibi uzun vadeli etkilerden korurken, cildinizin sağlığını ve doğal güzelliğini korumanızı sağlar.

NIVEA titanyum dioksiti nasıl kullanıyor?

NIVEA, farklı kullanım durumuna ve ihtiyacına yönelik her ürünü için dengeli bir UV filtresi kombinasyonu belirlemiştir. Bu nedenle NIVEA, bazı güneş koruma ürünlerinde titanyum dioksiti organik (veya kimyasal) UV filtreleriyle birlikte kullanmaktadır. Böylece sizlere her iki imkanı da sağlayabiliyoruz; UVA ve UVB ışınlarından etkin biçimde koruyan, içinde yalnızca mineral UV filtresi bulunan ürünlere kıyasla daha kolay uygulanan, cildinizde iyi hissettiren ve suya dayanıklı bir güneş koruması sunuyoruz. (Yine de denize girdikten sonra güneş kreminizi tekrar sürmeyi ihmal etmeyin!)

Olası Sorunlar

Bazı tüketici koruma kuruluşları, nano pigmentlerin de içinde bulunduğu nano malzemelerin vücudumuza girebileceğini ve bize zarar verebileceğini ısrarla iddia ediyor. Her türlü sağlık önleminin ve olası sorunların ciddiye alınması gerektiğine inanıyoruz. Ancak söz konusu iddialar, güneş koruma ürünlerimizde kullandığımız tek nano pigment olan titanyum dioksit için geçerli değil. Birçok kapsamlı araştırma bu bileşenlerin vücuda sürüldüğünde cilt bariyerini aşamadığı sonucuna varmıştır. Avrupa Komisyonu Tüketici Güvenliği Bilimsel Komitesi (SCCS), Almanya Risk Değerlendirme Kurumu, ve Avrupa Birliği NANODERM programı gibi bağımsız resmi merciler, kozmetik ürünlerindeki nano pigmentlerin sağlıklı cilt üzerine sürüldüğünde zararsız olduğu kanısındadır. Ayrıca NANODERM araştırması bu küçük parçacıkların derin cilt tabakalarına geçmediğini göstermiştir. Bu nedenle nano pigmentler vücudunuza girmez ve sağlığınıza yönelik bir tehdit oluşturmaz. Aksine, cilt hücrelerinizin zarar görmesini önler ve sizi cilt kanserine karşı korur. Bu yüzden, güneşe maruz kaldığınızda dikkat etmeniz ve güneş koruyucu ürünler kullanmanız gerekir.

PARABENLER

Paraben nedir?

Parabenler, kozmetik ürünlerin ilk günkü gibi kalmasını ve onları güvenle kullanabilmenizi sağlar. Banyodaki yüz kreminizin kapağını kapatmayı unutsanız veya güneş koruyucunuz plaj havlunuzun üzerinde fazlasıyla ısınsa bile onları korurlar. Parabenler olmasaydı, başta su içerenler olmak üzere birçok kozmetik ürünü açıldıklarından çok geçmeden bozulurdu. Parabenler vücut losyonunuzun, yüz kreminizin ve çok sevdiğiniz diğer ürünlerin ilk günkü gibi kalmalarını sağlar.

Parabenler ne işe yarar ve güvenli midir?

Parabenler koruyuculardır. Bakterilerle ve mantarlarla savaşarak özellikle bol su içeren ürünlerin uzun süre bozulmamasını sağlar. Parabenler yapay olarak üretilebileceği gibi, havuç, salatalık, zeytin ve daha birçok şeyde doğal olarak bulunabilir. Hem etkin hem de fazlasıyla tolere edilebilir maddeler olan parabenler, 80 yılı aşkın bir süredir kozmetik ürünlerinin, ev aletlerinin, ilaçların ve gıda ürünlerinin korunmasında kullanılıyor. Parabenler üzerine yıllardır derinlikli araştırmalar yürütülüyor. Aslında, üzerine en çok araştırma yapılan koruyucular parabenlerdir. Araştırmalar sonucunda, hem Avrupa Komisyonu hem de Amerikalı bağımsız bir değerlendirme komisyonu olan Cosmetic Ingredient Review (CIR) parabenlerin güvenli olduğu konusunda hemfikir.

NIVEA parabenleri nasıl kullanıyor?

Parabenler kullanabileceğimiz en güvenli ve hassas koruyuculardır. Ancak her zaman ürünlerimizi, çevremizi ve sizi daha iyi, daha etkili ve daha sağlıklı korumanın yollarını arıyoruz. NIVEA ürünlerinin yüzde 20'sinde paraben bulunurken ürünlerin yüzde 80 kadarı paraben içermiyor. Klasik NIVEA kremimizi örnek verecek olursak, içeriğindeki yağlı formül, koruyucular olmadan ürünün bozulmamasını sağlıyor. Ayrıca hiçbir bebek ürünümüzde de paraben bulunmuyor. Hala paraben kullandığımız az sayıda ürünümüz ise bazı yüz kremlerimiz, güneş koruyucularımız ve vücut losyonlarımız. Bu ürünleri güvenle kullanabilmeniz için içlerine koruyucu koyuyoruz.

Olası Sorunlar

Başka hiçbir koruyucu, parabenler kadar çok sayıda araştırmaya konu olmamıştır. Bu araştırmalar ışığında parabenerin çok yönlü, etkin, güvenle kullanılabilir olduğu ve alerjik reaksiyonlara yol açmadığı sonucuna varılmıştır. Bazı kişiler parabenlerin vücudumuzda birikip uzun vadede hormonlarımızı veya sağlığımızı etkileyeceğine dair kaygılarını dile getirmektedir. Ancak araştırmalar, parabenlerin vücudumuzda kolayca parçalandığını göstermiştir. Bu nedenle Avrupa Komisyonu ve Amerikalı Cosmetic Ingredient Review şirketi, parabenlerin sağlığımızı etkilemediği sonucuna varmıştır.

NIVEA uzman ekibi olarak biz de aynı şekilde parabenlerin insan sağlığı için güvenli olduğunu onaylıyor, bu nedenle bazı ürünlerimizde onları kullanmaya devam ediyoruz. Ancak ürünlerimizin paraben alerjisi olan kişiler de dahil, herkes için güvenli olmasını istiyoruz. Bu nedenle aynı şekilde güvenli ve hassas başka koruyucu alternatifleri bulmak için çalışmaya devam ediyoruz. Paraben hassasiyeti olan veya ürünlerinde paraben bulunmasını istemeyen kişilere yönelik olarak birkaç alternatif koruyucu sistemi bulduk ve geliştirdik.


PEG BİLEŞENLERİ

PEG bileşenleri nedir?

PEG, polietilen glikolün kısaltmasıdır. PEG bileşenlerinin kozmetik dünyasında yeri büyüktür. Bu bileşenler emülgatör, bağlayıcı madde, stabilizatör ve yumuşatıcı olarak kullanılabilir.

PEG bileşenleri ne işe yarar?

PEG bileşenleri aynı anda birçok işe yarayabilir. Emülgatör özelliği sayesinde üründeki yağ ve suyun karışmasını, krem ve losyonların güzel ve pürüzsüz olmasını sağlar. Parfüm yağlarının su bazlı ürünlerde çözünmesini sağlar. Şampuan ve duş jellerinin dolgun biçimde köpürmesini sağlar. Yumuşatıcı özelliği sayesinde cildi yumuşatır ve nemlendirir. Bu çok yönlü PEG bileşenlerinin bazılarının temizleme özelliği de vardır. PEG bileşenleri kozmetik sektörünün dışında ilaç ve tıp alanında da kullanılmaktadır.

NIVEA PEG bileşenlerini nasıl kullanıyor?

NIVEA krem, losyon, duş jeli, şampuan ve duş yağı ürünlerinde PEG bileşenlerini kullanıyor. Birçok işlevlerinin olmasının yanı sıra PEG bileşenleri cilt dostudur ve bilindiği kadarıyla alerjiye yol açmaz.

Olası Sorunlar

PEG bileşenlerinin vücuda girebileceği ve beraberinde zararlı bileşenleri de vücuda sokabileceği iddia edilmektedir. Gerçek şu ki, birçok PEG bileşeni vardır ve hepsinin davranışları aynı değildir. Örneğin tıbbi merhemlerde kullanılanlar gibi bazı PEG bileşenleri cildi daha geçirgen hale getirir ve zaten bunu yapmaları beklenir. Diğerleri ise cilt bariyerini aşamaz. PEG bileşenlerinin cilt geçirgenliğine olan etkisi yoğunluklarına ve formüldeki diğer bileşenlere de bağlıdır. Yalnızca güvenli ve gerekli bileşenli kullanma ilkemiz doğrultusunda NIVEA olarak ürünlerimizdeki maddeleri titizlikle seçiyoruz. Ayrıca, güvenli kullanım sağlamak için yoğunluk seviyesini düşük tutuyoruz. Cildi tahriş etmediğinden, alerjiye neden olmadığından ve hiçbir istenmeyen etkiye yol açmadığından emin olmak için her yeni formülü kapsamlı bir test sürecinden geçiriyoruz.

SİLİKONLAR

Silikon nedir?

Silikonlar eşsiz yumuşaklığa ve akışkanlığa sahip kimyasal bileşiklerdir. Silikon yağları cilt bakım ürünlerine hoş bir doku verir ve ürünlerin kolay sürülmesini sağlar.

Silikonlar ne işe yarar ve güvenli midir?

Silikonlar kozmetik dünyasının "yumuşatıcılarıdır". Silikonlar olmasaydı yüz kremleri ve losyonların daha sert ve pürüzlü bir dokusu olurdu. Kimyasal açıdan ele alındığında silikonlar, silikon ve oksijen atomlarından oluşan zincirlerin başka elementlerle bir araya gelmesi sonucunda oluan bileşiklerdir. Yüksek sıcaklıklara dayanabilir, kolay kolay diğer maddelerle tepkimeye girmez ve cilt dostudur.

Silikonların gıda ürünleriyle kullanılması güvenlidir, hatta belki evinizde silikon bir spatula veya pişirme kabı vardır. Kozmetikte kullanılan silikonlar losyonlara, kremlere ve diğer ürünlere yumuşak, ipeksi dokusunu veren şeffaf ve kokusuz silikon yağlarıdır.

NIVEA silikonları nasıl kullanıyor?

NIVEA olarak, ürünlerimizin yaklaşık yüzde 20'sinde 30 civarında silikon türü kullanıyoruz. Genelde yüz kremi ve losyon veya deodorant gibi durulanmayan ürünlerimizde silikon bulunuyor. Neden bu kadar farklı silikonlar türleri kullanıyoruz? Çünkü her birinin farklı bir etkisi var ve yalnızca ürün deneyiminizi kayda değer oranda artıracak bileşenler kullanmaya özen gösteriyoruz. Losyonlardaki ve kremlerdeki silikon yağları ürünün daha iyi uygulanmasını ve cildinize ipeksi bir dokunuş kazandırmasını sağlıyor. Saç bakımı ürünlerindeki silikonlar saçın elektriklenmesini ve kıvrılmasını önler, yumuşak ve dolgun saçlara sahip olmanızı sağlar.

Sıvı deodorantlarındaki silikonlar aktif ter önleyici bileşenlerin homojen biçimde dağılmasını ve topaklanmamasını sağlar. Silikonların en güzel yanı hem çok yönlü hem de cilt dostu olmasıdır. Hatta bu özellikleri, bazı doğal yağlarınkine kıyasla daha üstündür. Doğal yağlar oksijenle tepkimeye girdiğinde ortaya çıkan ürün cildi tahriş edebilir veya alerjiye yol açabilir. Silikon yağları ise nadiren alerjik reaksiyonlara neden olur ve kolay kolay oksitlenmez. Eşsiz akışkanlıklarına ek olarak bu özellikleri silikonları cilt dostu ve kozmetik ürünler için ideal bir bileşen yapar. Peki saç bakım ürünlerinde bulunan silikon saçı ağırlaştırmıyor mu? Silikonun saçı ağırlaştırdığına dair sistematik bir çalışma bulunmamaktadır. NIVEA saç bakım formülleri kolayca yıkanır ve saçlarınıza ışıltılı bir görünüm kazandırır. Silikon içermeyen şampuan ve bakım kremleri de sunuyor ve bu konuda seçimi size bırakıyoruz.

Olası Sorunlar

Kozmetik ürünlerdeki silikon yağlarının çevreye zarar verebileceğine dair iddialar vardır. Şampuanlardaki, bakım kremlerindeki ve durulanan diğer ürünlerdeki silikonlar giderden akarak kanalizsyon suyuna karışır. Silikonlar son derece kararlı yapıdadır ve bu nedenle doğada kolay çözünmezler. Suda neredeyse hiç çözünmedikleri ve zehirli olmadıkları için silikonların çevreye yönelik bir risk oluşturmadığını söyleyebiliriz. Avrupa Kimyasallar Ajansı yakın bir zaman önce döngüsel yapıdaki (cyclic) silikonları çevreye potansiyel olarak zararlı olarak kabul etse de, Amerika ve Kanada'dakiler gibi diğer merciler bu silikonları güvenli kabul ediyor. D5 ve D6 olarak da bilinen döngüsel yapıdaki silikonlar, bu kategoriye girmeyen ve bilindiği kadarıyla biyobirikime yol açmadıkları ve canlılar için zehirli olmadıkları için çevreye zararlı olarak görülmeyen diğer silikonlarla karıştırılmamalıdır.

Ürünlerimizi hiç durmadan geliştirme yolunda önlemlerimizi gözden geçirmenin ve uygulamanın yanı sıra tüketicilerimize ve çevreye mümkün olan en iyi deneyimi yaşatmak için döngüsel yapıdaki silikonlara ilişkin yasal gelişmeleri ve bilimsel çalışmaları yakından takip ediyoruz.


İMZA

İMZA

almond-nuts-closeup

TATLI BADEM YAĞI

Tatlı badem yağı nedir?

Tatlı badem yağı, badem ağacının tatlı, soyulmuş meyvesi olan olgun badem çekirdeklerinden soğuk sıkım yöntemiyle elde edilir ve sonrasında özel olarak rafine edilir. Hafif ve tatlı fındığımsı aromalı altın rengindeki bu yağ, tıp ve cilt bakımı alanında yüzyıllardır kullanılmaktadır.

Tatlı badem yağı neden bu kadar özeldir?

Leziz, besleyici ve sağlıklı bir atıştırmalık olan bademden elde edilen yağ, başta kuru ve hassas ciltler olmak üzere her tür cilt tarafından yüksek miktarda tolere edilebilirdir. Bu yağ, yüzde 90 oranında doymamış yağ asidi içerir. Ayrıca tatlı badem yağında, insan cildinde doğal olarak yüzde 20 ile 30 arasında bulunan linoleik asit bulunur. Antik Çin, Greko-Fars ve Ayurvedik tıp öğretilerinde tatlı badem yağı kullanılmıştır.

NIVEA tatlı badem yağını nasıl kullanıyor?

NIVEA soğuk sıkım, rafine edilmiş tatlı badem yağını birçok cilt bakım ürününde kullanıyor. Doğal olarak ve en yüksek kalitede üretilen badem yağını kullanıyoruz. Bir ton soyulmuş badem çekirdeğinden yaklaşık 400 litre tatlı badem yağı elde ediyoruz. Kalan badem posasını yüz ve vücut peeling ve maskelerinde kullanıyoruz.

white-powder-close-up

KREATİN

Kreatin Nedir?

Kreatin karaciğerde, böbreklerde ve pankreasta üretilen organik bir bileşendir. Enerjiyi bağlayan, ileten ve açığa salan bir pil gibi çalışan kreatin, organlarımıza enerji sağlanmasında önemli bir rol oynar.

Kreatin neden bu kadar özeldir?

Kreatin vücudunuzda doğal olarak bulunur ve enerji deposu olarak görev yapar.

Yaşımız ilerledikçe vücudumuzun kreatin üretimi azalır. NIVEA, formüllerimiz sayesinde kreatinin cilt tarafından kolayca emildiğini ve dolayısıyla ciltte daha yüksek seviyede kreatin bulunmasına yardımcı olabildiğini kanıtlayabilir.

NIVEA kreatini nasıl kullanıyor?

NIVEA olarak, kreatini başka içeriklerle birlikte kullanıyoruz. Örneğin Q10 Plus serisinde bu içerik koenzim Q10 olurken, cildin bu şekilde bir enerji kaynağına ihtiyaç duyduğu durumlarda başka içeriklerle birlikte de kullanabiliyoruz.


cream-jar-closeup

EUCERİT

Eucerit nedir?

Eucerit bir bakıma modern kozmetiğin ve tüm NIVEA markasının temelidir. 100 yıldan uzun bir süre önce keşfedilen bu emülgatör, ikonik NIVEA Creme'in kilit bileşeni olmuştur. Yağ ve su temelli bileşenler arasında bağlantı görevi gören Eucerit, kozmetik ürünlerdeki yağlı ve sulu içeriklerin birbiriyle karışmasını sağlar. Doğal yollarla üretilen bir bileşen olan Eucerit, yün yağından elde edilir.

Eucerit neden bu kadar özeldir?

Kozmetik ürünlerinin çoğu su ve yağ bazlı bileşenlerden oluşur. Su ve yağı karıştırarak yumuşak, kremimsi ve dengeli bir doku elde etmek kozmetik dünyasındaki en büyük zorluklardan biridir. İlk dönem emülgatörlerin çoğu yağ ve suyu yalnızca sıcaklık değişmediği sürece bir arada tutabiliyordu. Bu nedenle Eucerit'in keşfi cilt bakımı alanında çığır açmıştır. Arıtılmış yün yağından elde edilen Eucerit ("güzel mum"), aşırı sıcaklık koşullarında bile emülsiyonların stabil olmasını sağlıyor.

NIVEA Eucerit'i nasıl kullanıyor?

Eucerit NIVEA için iki kat özeldir. Eucerit yalnızca etkin bir emülgatör değil, aynı zamanda ikonik NIVEA Creme ürünümüzün temel bileşenidir. Aslında 20. yüzyıl başlarında Eucerit'in keşfedilmesi, NIVEA Creme'in yaratıcıları Oscar Troplowitz, Dr. Paul Gerson Unna ve Isaac Lifschütz'ün bu kar beyazı, dengeli cilt kremini geliştirmesine fırsat tanımıştır. Bu yeni ürün kozmetik dünyasında çığır açmıştır. NIVEA Creme 100 yıl öncesinin en gelişmiş teknolojisinin ürünüydü, günümüzde de bir ikon olmayı sürdürüyor. Etkili bir cilt bakımı sağlayarak cildin kurumasını önlüyor. Tolere edilebilirliği yüksek olan NIVEA Creme, hassas ciltler de dahil tüm cilt türleri için uygundur. Yüksek ve düşük sıcaklıklara dayanabilen ilk kremlerden olan NIVEA Creme, bu özelliği sayesinde dünyanın dört bir yanına gönderilebilmiştir. Bu ürün, küresel çapta başarıya ulaşmış ve NIVEA'yı dünyanın bir numaralı cilt bakım markası haline getirmiştir*.

* Kaynak: Euromonitor International Limited; Vücut Bakımı, Yüz Bakımı ve El Bakımı kategorilerinde çatı marka olarak NIVEA; perakende değerler, 2018

nivea-q10

Q10

Q10 Nedir?

Koenzim Q10, vücudumuzda üretilen bir moleküldür. Hücrelerimizin enerji metabolizması için gereklidir. Hücrelerimize enerji vererek onların büyümesini, sağlıklı kalmasını ve yenilenmesini sağlar. Q10 aynı zamanda hücre DNA'sına, proteinlere ve lipidlere zarar vererek hücrelere birçok açıdan hasar verebilecek, son derece reaktif moleküller olan serbest radikallere karşı savaşan güçlü bir antioksidandır.

Q10 neden bu kadar özeldir?

Q10, vücudun enerjisini artırır. Vücut enerjimizin büyük kısmı bu koenzim sayesinde üretilir. Q10, en büyük organımız olan cilt gibi çok enerjiye ihtiyaç duyan organlar için özellikle önemlidir. Sağlıklı ve genç bir cilt, yaşlı cilde kıyasla kendini sürekli ve daha kolay yeniler ve bunu yapabilmek için Q10'a ihtiyaç duyar.

Cildimiz yaşlandıkça, cilt hücrelerimizdeki Q10 seviyesi hızla düşüşe geçer. Stres, belirli ilaçlar ve UV ışınları da Q10 seviyesinin düşmesine yol açan etmenler arasındadır. Et, yumurta, balık, kabuklu kuruyemişler, patates, brokoli ve ıspanak gibi besinler Q10 bakımından zengindir. Cildin kendi koenzim Q10'unu içeren uygun kozmetik formüllerin yüzeysel olarak uygulanması cildin Q10 deposunu kanıtlanabilir şekilde doldurur. Böylece, cilt hücrelerinin enerji metabolizması desteklenir ve serbest radikallerin sayısı azalır.

NIVEA Q10'u nasıl kullanıyor?

NIVEA, Q10 araştırmalarının yıllardır öncülüğünü yapmaktadır. 1990'larda Q10 içerikli cilt bakım ürünlerini piyasaya süren ilk marka bizdik ve o günden bu güne formülümüzü geliştirmeyi sürdürüyoruz. Q10 içerikli ürünlerimiz bol miktarda Q10 içeriyor ve geliştirdiğimiz formüllerle Q10'un cilt tarafından kolayca emilmesini sağlıyoruz. Q10 ürünlerimizi daha da geliştirmek için çalışmalar yürütüyor ve kapsamlı araştırmalar yapıyor, hedeflediğimiz cilt türüne göre formülümüze kreatin veya antioksidan C vitamini gibi uygun bileşenler ekliyoruz.